CORPORATE
LATEST ANNOUNCEMENTS
Happy Eid al-Adha
05 June 2025
Dr. Ayhan Cankut, Tam Bağımsızlığa Atılan İlk Adım 19 Mayıs 1919 Başlıklı Konferansta Konuşmacı Oldu
22 May 2025
Happy 19th May Commemoration of Atatürk, Youth and Sports Day!
19 May 2025
Training by Our President Assoc. Prof. Onur Başar Özbozkurt for the Mersin Journalists Association
01 May 2025
Happy May 1st – Labor and Solidarity Day
01 May 2025Türkiye, Suriye ve Rusya savunma bakanları ve istihbarat-muhaberat üst düzey mevkidaşlarının katılımıyla 28 Aralık 2022 tarihinde Moskova’da düzenlenen toplantı sonrası ufukta görünen Dışişleri Bakanlarının katılımıyla üçlü toplantının adresinin yine Moskova olacağı ayan beyan ortaya çıkmış durumdadır. Ancak Rus Savunma Bakanlığı sığınmacı ve terör örgütleriyle mücadelenin ele alındığı üçlü toplantıda tarafların terör örgütleri sınıflandırması zıtlık içinde olduğu bilgisini de paylaşmıştır. Ankara Suriye PeKaKasını yani PYD/YPG’ye DAİŞ’i eklerken, Şam için terör örgütleri Türkiye’nin desteklediği gruplar olarak bir zıtlığı barındırmaktadır. Rusya ise Astana ve Cenevre süreçlerini kabul edenleri ‘makul’ sayma eğiliminde olsa dahi bunların bile 'fiilen yok edilecek' listesinde olduğunu her vesile ile vurgulamaktadır. Ancak her şeye karşın, Suriye iç savaşının başlamasından bu yana yapılan bu en üst düzeydeki temas bir planlama rehberine göre bir yol haritasının nihayet ortaya konulabildiğini göstermesi diyaloğun önemini tekrardan ortaya koymaktadır. Gerçekten de adım adım bu yol haritasının yürürlüğe konulması başta Suriyeli sığınmacılar olmak üzere kalpleri Suriye ile atan yüreklere az da olsa bir su serpmiştir. Ancak o kadar çok acaba vardır ki, bunlar yürekleri dağlamaktadır. Şimdilerde Türkiye’deki muhalif medyanın ısrarla üzerinde durduğu gibi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu oluşumda yer alması, bir ‘U’ dönüşü olarak düşünülebilir ya da telakki edilebilir mi? Bence hayır. Ancak unutmayalım, başkent Şam’da iç savaşa girişten günümüze kadar ülkenin başına gelen felaketten birinci derecede Erdoğan’ı sorumlu tutan güdümlü bir kamuoyunun olduğunu da bir yerlere not etmekte yarar var sanırım. Aynı şekilde bu ‘U’ dönüşü yaftası Rejim lideri Beşar Esad’a da yapıştırılabilir mi? Bence bunun da yanlış bir tutum olduğunu söyleyebilirim. Ama gelin görün ki, başta bilinen medya her ne pahasına olursa olsun Beşar’ın böyle bir işe tevessül etmemesi için duraksatma salvolarını nereye koymak gerekir? Erdoğan’la yapılacak görüşmenin seçimi etkileyebileceği varsayımından hareketle, iktidara gelindiği takdirde Suriye’nin tazminat dâhil tüm taleplerinin karşılanacağı, güvenlikli bölgelerde bulunan Türk askerlerinin çekileceği, ama yeter ki Erdoğan’la görüşülmemesi çağrısı bunun en tipik emaresidir.
Yazının tamamını okumak için lütfen tıklayınız.
